Bir Sigara Yak Yarına

İnanmıyorum artık yalnızlığa

Alıştık bir kere zifiri karanlığa

Günyüzü görmez insanlara

Sigaraya boğulmuş sevdalara

Öyle sessiz sessiz yokoluşlara

Al bi sigara yak yarına

O kadar yandı ki canımız sorma bidaha

Üşürmüyüz sanmam bir daha..

Reklamlar

Dağın Kalbinde Bir Şiir.. 

Bazen bir kıvılcım dolar içimiz bir volkan gibi patlar içimizde susarız 

Bazen bitap düşmüş bedenimiz Ayağa kalmak ister düşer hareket edemeyiz 

Bazen güller açar penceremizde 

Güneş tüm heybetiyle bize bakar görmeyiz 

Kalbimiz sıkışır nefes alamayız soluk soluğa kalırız anlayamayız 

Bir türkü yakar gönlümüz dinlemeyiz 

Dolunaylı gecelerde yalın ayak koşan çocuklar vardır göremeyiz 

Uzanıp yorgun başını yastığa gökte yıldız sayanlar vardır bilemeyiz

Akşam olur aniden ürperir ten kurtlar ulur 

Korkuya boğulur gece ses çıkmaz bizden yalnızızdır.

Serin sulara varana dek yürüyenler vardır 

Akışı yaşamdır suların kavrayamayız 

Dağlara yürümüşüzdür 

Patikaları aşmışızdır 

Seher vaktini bekleriz de bilmeyiz dağın gizli kalbinde bir şiiriz..

Ölmek İçin Doğmak..

“Kısa bir öyküdür yaşamak,Uğruna upuzun acılar çektiğimiz,bir türküdür yaşamak bir daha bir daha söylemek için delirdiğimiz”

Gözlerimi açtım halsizdim önceki günüm çok yoğun geçmişti belkide mantığımla istediklerim yine her zamanki gibi ters düşüyordu kalkmak yada kalkmamak.Mantık kazandı lavaboya gittim yüzümü yıkadım ve aynaya uzun uzun  baktım. Ben kimim? Niye varım kim için ne için yaşıyorum niçin öleceğim..

Sahi neden yaşıyoruz biz neden doğduk ölmek için mi doğduk yoksa yeniden doğmak için ölecek miyiz?…..

Siz hiç öldünüz mü hemde yaşarken,evet evet hem yaşayıp hem öldünüz mü elinizin ayağınızın işlemediği anlar oldu mu nefes dahi alamayacak kadar sıkıştı mı kalbiniz,düşüncelerin kafanızı kemirdiği anlar oldumu,her şeyi ardına bakmadan pişmanlık duymadan çekip gitmek istediğiniz anlar oldu mu. .. 

Yada hiç doğdunuz mu yeniden,tam öldüm ben derken yeniden doğdunuz mu işte ben burdayım ben ölmedim ben yaşayacağım dediniz mi 

Etrafınıza baktığınızda ne görüyorsunuz gülenler,koşanlar,birbirine sarılanlar,şakalaşanlar…

Siz kimsiniz gerçekten olduğunuz gibi yaşıyor musunuz herkes her şeyinizi biliyor mu?Güldügünüzde,çok  mutluyum dediğinizde gerçekten mutlu musunuz yoksa sadece insanlara buz dağının ön tarafını mı gösteriyorsunuz??

Mesela dışardan bakıldığında herşeyi olan ama gerçekte hiçbir şeyi olmayanlardan mısınız 

Her seferinde kalktım koşuyorum diyip yere çakılanlardan mısınız? 

Hayal edip edip hayallerde boğulanlardan mısınız?? 

Evet gerçekten çok zor şey yaşamak,zor olan doğmak yada ölmek değil zor olan yaşamaktır. Yaşayabiliyor musunuz gerçekten??

Sonra döndüm kendime ölmek için doğmak ister misin diye sordum kendi kendime..

Yüzümde bir tebessüm oluştu kendime bir kez daha baktım ve ceketimi giyip çıktım..

Mahkum..

Salgın bir geceden,yanık ıslıkların,türkülerin döküldüğü bir yerde…

Korkak ve insafsız bir general onları kalın duvarların içine penceresiz bıraktı.Demirden kapıları çelikten kilitle kapattı.Yerin altına soğuk ve karanlıkta bıraktı onları..

Çağın bütün ustalığıyla yaptı bunları önlerinde siyah kefenli gardiyanlar,arkalarında ise gerizekalı potin insanlar vardı..

En sonunda dayanamadı artık mahkum “Artık Yeter!” dedi.General sinirlendi zırhtan kalesine misafir etti onu.

İçindeki kini ve nefreti kustu aldı ondan özgürlüğünü,silahını,bacıyı,kardeşi,anneyi..

Aldı ondan güneşi,rüyalarını,aydınlığı aldı ondan amaa inancını alamadı.Elektrikle iskençe ettiler,kor dağıttılar üstüne,kaypaklık edip dişlerini çektiler,copladılar,üzerine işediler,namusunu hırpaladılar,şovenist marşları okuttular.Ama yine inancını sarsamadılar.

Generalin içine korku düştü.Çağın tüm ustalığıyla gelenler dostlarını unutup gözlerden kayboldular…

Sıcak bir yaz akşamında ay tüm ihtişamıyla gökte gülümsüyordu.Havayı örten kara bulutlar gitmiş yerini umut dolu parıltılı yıldızlar almıştı.Güvercinler yuvalarında uyumuyordu.Ve Dicle’den Fırat’a,ve Mezopotamya’ ya kadar hasretle doğruluyordu o gece..

Mahkumun yüreğinden çıkan mermi doğudan çıkıp batıda duruyordu.Kalın zindan duvarlarını yırtıp müjdeyi getiriyordu özgürlük mahkumlarına…

Araftayım…

Hayatın sıradanlığına kapılmış yaşantılar..

Yemenin,içmenin,gezmenin zevk vermediği zamanlar..

Güneşin kızıllığını yüzlere vurduğu zamanlar 

Kuşların farklı uçtuğu zamanlar..

 Sadece uçmak için çırpınan kanatlar..

Içimde bir sıkıntı var bitmeyen 

Kavga gibi sert,aşk kadar naif 

Rüzgar kadar yıkıcı,güneş kadar yumuşatıcı 

Söylenmemiş sözler var içimde 

Yarından kalan,geçmişte olmayan 

Sisle kaplı caddeler gibi

Yağmur taşıyan Bulutlar gibi 

Sınırları olmayan mekanlar gibi 

Bitmeyen duygular var hala içimde 

Uyku tutmuyor gözüm

Yıllanmış şaraplar gibi güzelleşen

 Derinleşen yaralar kadar acı 

Dilimin ucunda olan cümleler var 

Uçurumdan atlayan kartallar gibi hedefe odaklanmış 

Yayı çekilmiş ok gibi

Bir o kadar da yorgun mermi gibi 

Hiçbir şey bilmiyorum affedin

Araftayım…

Hiçliğe doğru..

Atlar gidiyor…

Sonsuzluğa doğru kervana katılanlar..

Geride hiçbir  şey kalmıyor..

Ne umut,ne ateş,ne duman..

Öteden gelen rüzgar hışırtıları..

Toz tutmuş duygular,paslanmış gözler 

Arda kalan gözyaşları..

Kervan hızla ilerliyor..

Umutsuzluğa mahkum yolcu gibi 

Hiçliğe doğru..

O Hüzünlerle Dolu Yaşam.. 



Dünyaya arkadan  boylu boyunca bakıyorum bazen ne mi görüyorum?  Hüzün..

Iç içe karışmış duygularda buluruz kendimizi bazen yorgun yüreğimizde iç çekişlerin yürümeye başladığını hissederiz zaman zaman Bedenimiz ısınır.Düşünceler kurcalar durur kafamızı pişmanlıklar,hatalar, keşkeler..Işte o zaman kış olur, kalbimize bir ağrı saplanır bedenimiz titrer,üşür..Hüzündür bu…

Tamamı kargaşa olan bir yaşamda yenik düşmemek için sahte gülüşlere,anlamsız isteklere,sabırsızlıklara,ulaşılmayan sevdalara,büzüşmüş dudaklardan çıkan anlamsız bezenmiş sözlere,yalnızlık oyunlarına,öncesizlikleri sonrasızlıklara aldırmaz görürüz de içimizde sustururuz isyanlarımızı işte Hüzündür bu da..

En güzel duygulardan biridir belkide hüzün  Aynalara yansımasından bile korktuğumuz sarmaşık duygular korkusudur hüzün.Kalabalık yalnızlıklarda gözyaşlarının alaycı gidişine engel oluştur hüzün..

Türlü özlemlerle yol çizilirken yolda aldığımız yaraları,küskünlükleri,barışmaları,yarıda kalmışken sevda bakışları git gide birikir bunlar bir arşivde.Hatırlamak yorucudur çoğu kez 

Acılarımı yüreğime gömdüm diyenlere,geceleri yıldızlara bakıp umutsuzca geçmişi düşünenlere,Yağan her bir damla yağmurun yüreğini üşütenlere,beklemekten bitap düşünlere,sevmekten korkanlara,en güzel özlem şarkılarını dinleyenlere benden bir tutam hediye ; HÜZÜN…

Belkide yaşamak gerekiyor bu hüzünleri.Hüzünleri alın avuclarınıza saklayın kimseye vermeyin.Çünkü hüznü olmayan yürekler eksiktir..

Yaşam Kavgasında..

Ne çok sevdiklerimizi kaybettik bu yaşam kavgasında,ne çok insanları yolcu ettik bu uğurda ve ne çok içimiz acıdı da sesimizi çıkaramadık,karıştı çığlıklarımız gözyaşlarımızla birlikte ruhumuzdaki súkunet deryasına..

Geride kalır  gelecek,pembe hayaller ve yaşamındakiler.Yaşamda olmazsa olmaz sandığımız bir sürü ayrıntılar,fazlalıklar ve bağımlılık yaratan ucuz alışkanlıklar tuzla buz oluverir biranda..Tabiri caizse gemileri yakarız artık.Ardında bakmadan pişmanlık duymadan ve keşkeler yaşamadan ilerlemeye başlarrız yeni yaşam kavgasına..

Yeni bir başlangıç olsun diye doyasıya akarız doğanın derinliklerine. Hiçbir başlangıç sancısız olmaz biliriz bunun bilinciyle kapılırız sevdanın seline.Ve oluk oluk akar özlemlerimiz gözyaşlarımızla..

Hepimizin sevdikleri vardı ve çok sevdiğimiz insanlar oldu daha öncesinde de hayatımızda.Kan bağı olanlar,dost,eş arkadaş ve etrafımızda adını koyamadığımız bir sürü kalabalık vardı bir zamanlar.Zamanla yokoluverdiler,zamana karıştılar belkide yeni yaşam tohumlarını ekmeye gittiler…

Tedirginn..

Tedirginim dostum…

Duyduğum ama görmediğim şeylerden , görüpte gösterilmeyen şeylerden,görmediğim ama göreceğim şeyler yüzünden ölümler yüzünden,kin,nefret,hırs,nefs,çıkar yüzünden  tedirginim..

Ülkemden,,özgürce yaşayamayan çocuklar,gazeteciler,kadınlar yüzünden,adaletsizlikten,kaostan tedirginim…

Yönetenlerden,Yönetilenlerden,gençliğimden,geleceğimden,geleceğinizden tedirginim hemde çok.

 Yüzlerimiz asık,kaşlarımız çatık,ekonomimiz batık,sağlığımız bitik…

Her şey rağmen bitmeyen özgürlük,barış,kardeşlik sevdamız..

Özgür yarınlarda buluşmak dileğiyle…